Ülkemizdeki Ceza Kanunu yapma hareketlerinin Tanzimatla başladığı bilinmektedir. 1858 yılında, 1856 Islahat Fermanındaki emre uyularak 1810 Fransız Ceza Kanunu, Ceza Kanunnamei Hümayunu adı ile aynen tercüme edilmek suretiyle 28 Zilhicce 1274 (1858) tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun, Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasından sonra da, İmparatorluktan ayrılmış olan ve bağımsız devlet hâline gelen bazı ülkelerde uygulanmaya devam etmiştir.1926 yılında yürürlükten kaldırılan bu Kanunun yerine, 1889 İtalyan Zanardelli Kanunundan çok geniş Ölçüde iktibas edilmek suretiyle, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Kanun meydana getirilmiştir.765 sayılı Kanunun tarihçesine baktığımızda, Kanunun çok sayıda değişikliğe uğradığını görmekteyiz.Esas itibarıyla, bir memleketin ceza kanunu, diğer bir ülkeden iktibas suretiyle meydana getirilecek olursa, zaman içinde hükümlerin değiştirilmesi ihtiyacının ortaya çıkması da çok olağandır. Kaldı ki, demokratik bir ceza kanunu, ortaya çıkan ihtiyaçların baskısıyla veya gereği olarak gelecek kuşaklar tarafından mutlaka değiştirilir ve değiştirilmelidir. Toplumun değerler sıralamasında meydana gelen gelişmelere göre, kanunun değişmesi, elbette ki, normal sayılmalıdır. Suç ve ceza siyaseti bakımından en Önemli husus değişen değerleri fazla zaman geçirmeden ceza kanunlarına yansıtabilmektir.Ceza mevzuatı, çağın gereklerini ve yeniden oluşan millî ve insanlığın ortak değerlerini vurgulayan, insan haklarım ve toplumsal güvenliği korumayı hedefleyen bir "suç ve ceza siyasetine" dayandırılma! ıdır.Ceza kanunları, suçla ilgili olsun olmasın tüm insanları bir şekilde ilgilendiren temel kanunlardandır. Ceza kanunlan, bireyin hak ve özgürlüklerine derin biçimde müdahale eden yaptırımları içermektedir. Bu nedenledir ki, bir ülkedeki ceza kanununa hâkim felsefe, değer ve ilkeler, o ülkedeki siyasî rejimin niteliğini gösterir.Bilindiği üzere, Adalet Bakanlığınca 26.11.2002 tarihinde Başbakanlığa gönderilen Türk Ceza Kanunu Tasarısının, Bakanlar Kurulu tarafından 14.4.2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına arzı kararlaştırılmış ve Tasarı, 12/5/2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilmiştir. Söz konusu Tasan, Adalet Komisyonunun 28.7.2003 tarih ve 29 uncu birleşiminde geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından sonra oluşturulan Alt Komisyona havale edilmiştir. 12.5.2004 tarihine kadar devam eden Alt Komisyon çalışmaları sonucunda Hükümet Tasarısında büyük ölçüde değişiklik yapılmıştır. Kanun Tasarısı üzerinde Adalet Komisyonunda 30.6,2004 tarihinde başlayan görüşmeler, 14.7.2004 tarihinde tamamlanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türk Ceza Kanunu Tasarısını görüşmek üzere olağanüstü toplantıya çağrılması üzerine, Meclis Genel Kurulunda 14 Eylül 2004 tarihinde başlayan görüşmeler 15 Eylül ve 16 Eylül tarihlerinde de devam etmiştir. 16 Eylül 2004 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul toplantısında Kanun Tasarısının yürürlük ve yürütme maddelerine kadar görüşülmesine rağmen, Adalet
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.