Garip, ama saatin vuruşuyla, yiten cesareti geri gelmişti. O, kimsenin duyup öğrenemeyeceği bir gerçeği mırıldanıyordu ve bu sürdükçe, düşünceler sürekliliğini yitirmeyecekti. Önemli olan, sesini duyurmak değildi; aklını koruyarak, insanlığın mirasını sürdürmekti.