P>Ahmet Ağaoğlu, 19. yüzyıl sonu ve 20 yüzyıl başlarında Kafkasya ve Türkiye’de gerçekleşen önemli tarihsel dönüşümler içinde yer almış bir aydındır. Kimliği ve zihinsel eğilimleri Çarlık Rusyası’nda ve Fransa’da kozmopolit ortamlarda şekillenmiş, kazandığı özel Batılı formasyonla gerek İmparatorluk gerekse, Cumhuriyet Türkiyesi’nde kendine özgü bir tutum sergilemiştir. Ağaoğlu’nun kimlik tercihlerini, büyük ölçüde içinde yer aldığı değişik toplumsal mekan ve koşullar yönlendirmiştir. Onun kimlik değişimini; Rusya’da iken kolonyal tebaa statüsünde olan bir sivil seçkini, Osmanlı imparatorluğu’nda bir emperyal bürokrat, Cumhuriyet Türkiyes’nde ise bir ulus-devlet seçkini haline getiren koşullarda aramak gerekir. Bir bütün olarak Ağaoğlu’nun eylem ve düşünceleri, bu üç tarihsel zaman ve mekan içinde farklı doğrultularda gelişme göstermiştir. Aile çevresinde Şii geleneğiyle yetişen Ağaoğlu, Rus okullarında üyesi olduğu cemaatin değerlerine eleştirel bir tutum takınmaya başlamış, Paris’te oryantalist bir formasyon kazandığı dönemde (Türk ve Arap karşıtlığını içeren) İranizme yakın ilgi göstermiş, Kafkasya’ya döndükten sonra, Cedid hareketine katılarak geleneksel değerlere karşı mücadeleye girişmiş, bir mülteci olarak geldiği Türkiye’ye yerleştikten sonra sırasıyla İttihatçı kadrolar arasında Pantürkizm, Kemalist kadrolar arasında Türkçülük ve hayatının muhalif evresinde ise liberalizm gibi birbiriyle çelişen siyasal eğilimlere bağlanmıştır. Özetle Ağaoğlu, yakın tarihin kritik geçiş dönemlerinde gerçekleşen değişmelerde önemli roller üstlenen ama aynı zamanda bu pratik içinde kendi kimliği de değişime uğrayan bir aydındır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.