Evveller evvel iken, develer tellal iken memleketin birisinde gencecik bir padişah varmış. Sarayının bahçesi dillere destanmış. İrem bağı onun yanında bozulmuş bağ gibi kalırmış. Altın havuzlarda gümüş sular şarıldar, zümrüt ağaçlarda altın bülbüller şakırdarmış. Güller, çiçekler renk renk, biçim biçimmiş. Biri solarken biri açılır, ortalığa insanı mest eden kokular saçılırmış. Dillerle tarif etmek mümkün mü acaba? Görenlerin aklı şaşar, üzerinden uçan kuşların başı dönermiş...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.