Canlılığın temel gereksinimlerinden biri olan beslenme, yaşamın her döne mi için ayrı bir Özellik taşır. Gebelik ve emziklilik döneminin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde gerekli koşullardan biri de annenin yeterli ve dengeli beslen mesidir.Gebelik ve emziklilik döneminde annenin besin gereksinimleri artar. Yeterli ve dengeli beslenme programı ile anne bir yandan kendi sağlığını korurken diğer yandan doğacak bebeğin normal büyüme ve gelişmesini, bebek doğduktan sonra da bebeğine vereceği sütün yeterli ve besleyici olmasını sağlar.Gebe kadının beslenmesinin doğacak canlı üzerine etkilerini araştıran çalış malar 1930'lu yıllarda başlamış ve 2000'li yıllarda da yoğunlaşmıştır. Birçok araştırma raporuna göre yetersiz ve dengesiz beslenen kadın gruplarında ölü doğumlarının, prematüre ve konjenital bozukluklarla doğanların sayısı, yeterli ve dengeli beslenen kadın gruplarından daha fazladır.Günümüzde gebelikte yetersiz beslenmenin bebeğin beyin gelişimini etkiledi ği görüşünü destekleyen araştırma verileri gittikçe çoğalmaktadır; ancak yetersiz ve dengesiz beslenen tüm kadınların çocuklarının sağlıksız olduğunu da söyle mek doğru değildir.Bu süreçte anne adayı doğru beslenmenin yanı sıra planlı hareket ederek fi ziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak, hem doğacak bebeğinin gelişimine kat kıda bulunur hem de vücudunda oluşacak değişimlere kendini hazırlamış olur.Emziklilik döneminde de anne süt salgılar. Bu süt; annenin aldığı besinlerle kendi vücudundaki depoların ürünüdür.Sonuçta emzikliliğin yüklediği bu gereksinimlerin tam olarak karşılanması anne ve çocuğunun sağlığı için önemlidir.Doğumdan sonraki ilk birkaç yıl, sağlıklı bir yaşamın temellerinin atıldığı Önemli bir süreçtir. Bu kritik dönemde çocuğun, dolayısı ile yarının büyüğünün yaşaması ve sağlıklı gelişmesi için bazı biyolojik ve psikososyal gereksinimleri de karşılanmalıdır. İşte bu gereksinim ilk 6 ay tek başına anne sütü ile karşılanır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.