Her adımda karşıma çıkan Asur ve Babil kalıntılarını bir yana bırakacak olursak, şimdi de karşımda yamaçları ve vadileri, hangi etnik gruba ve dine ait oldukları ancak büyük güçlüklerle ayırt edilebilecek olan insanların oturduğu dağlar uzanıyordu. Işık Söndürenler, Ateşe Tapanlar, Şeytana Tapanlar, Nasturîler, Keldanîler, Nahumîler, Sünniler, Şiiler, Mutazilîler, Vahabîler, Araplar, Yahudiler, Türkler, Ermeniler, Asurîler, Dürzîler, Manonîler, Kürtler, Farslar, Türkmenler... Bu dağlarda, halkların birbirlearine duydukları nefretin, acımasız din kavgalarının, fetih çılgınlığının, sadakatsizliğin, ihanetin, haydutluğun ve kan davası kurbanlarının sıcak kanları tütüyordu...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.