Türk ve Müslümanların yabancı dil öğrenerek diplomasi alanında faaliyette bulunmak, Osmanlı Devletinin diğer devletlerle olan ilişkilerini güvenilir insanlar aracılıyla sağlamak amacıyla kurulan Babıâli Tercüme Odası, kısa sürede amacına uygun olarak hem iç hem de dış siyasette etkili olacak reformcu bürokratların yetişmesine zemin hazırlamıştır. Babıâli Tercüme Odası bu haliyle Tanzimat sonrası reform hareketlerini hazırlayan bürokratların yetiştiği bir mektep görünümüne girmiştir. Dilbilgisine ait bir uzmanlaşma memuriyeti olan Babıâli Tercüme Odası yüzyılın sonuna kadar bir kişinin kariyerine başlayabileceği en iyi yer olarak görülmüştür. Nitekim Ali, Fuat, Ahmet Vefik, Safvet, Münif, Ahmet Arifi, Ahmet Tevfik ve Sadullah Paşaların, Namık Kemalin buradan yetişmeleri Babıâli Tercüme Odasının ne derece etkili bir kalem/mektep olduğunun kanıtıdır.
Babıâli Tercüme Odası yalnızca Türk ve Müslümanların yetiştiği bir kalem değildi. 1821den sonra kalemden yetişenler arasında Aleksander Karateodori ve Yahya Karaca gibi Rum, Sakızlı Ohannes, Andon Tıngır Yaver, Artin Kanburyan, Artin Dadyan, Mikail Portakalyan gibi Osmanlı bürokrasisinin üst basamaklarında bulunan Ermeni Paşalar da bulunmaktadır. Osmanlı bürokrasisinde en üst mertebeye çıkmış olan Yahudi Davut Molho da bu kariyerini Babıâli Tercüme Odasında elde etmiştir. Arnavutlukun ilk başbakanlarından Turhan Hüsnü Paşa da Babıâli Tercüme Odasından yetişmişti. Ünlü sözlükçü Redhouseun da Babıâli Tercüme Odasında çalıştığını bilhassa belirtmeliyiz.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.