'İnsan etkinlikleri açısından yeryüzünün incelenmesi' olarak tarif ettiği miz coğrafya her zaman özele karşı genel bir bilim olmuş ve olmaya devam et mektedir. Coğrafya, fen ve sosyal bilimler arasında bir köprü ve bu bilimler de metini bağlayan bir bağdır. Bu nedenle coğrafyanın bakış açısı çok geniş bir an layışı kapsar. İlk çağlarda bir çok düşünür coğrafyayı bir tasvir ilmi olarak gör müştür. Miladi tarihin ilk asırlarında genelleştirilmiş dünya tarifinden daha özel bilimsel uzmanlaşmaya doğru bir eğilim ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte mey dana gelen odaklaşma coğrafyadan jeoloji, meteoroloji, ekonomi ve botanik başta olmak üzere bir çok bilimin doğmasına neden olmuştur. Fakat zamanla bu bilimlerin bir kısmı atalarından daha çok tanınır hale gelmişlerdir. Bunların ba zıları coğrafyanın yerini almaya çalışmış, fakat zamanla bunun mümkün olma dığı anlaşılmıştır. Çünkü zamanımızın en önemli konusunu oluşturan doğal ve beşeri çevre meselelerine geniş bir açıdan bakan coğrafya kapsadığı konular ba kımından bunları iyi analiz edip çözüm üretebilmektedir. Coğrafya bilimi insanı içinde bulunduğu doğal çevre ile olduğu kadar insanlarla da barışık halde yaşa mayı, kısacası fiziki ve beşeri dünya ile ahenk içinde olmayı hedefler.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.