1946 hele 1950'den beri Atatürk devri onun içinde şöyle böyle bulunmuş olanların veya kendilerini olduklarından başka türlü sandırmak hevesine kapılanların elinde sömürülüp durmuştur. Yayınlanan hatıraların çoğunda ölüler tanık bir ağızla iki kulak arasında hiç kimsenin duymadığı fısıldaşmalar belge diye kullanılmaktadır. Tarihçi ise gazete okuyucuları kadar kolay avlanmaz. Tarihçi bu hatıraların doğruları ile sahteleri ve zorlanmışları arasında yanılmaktan kendisini kurtarmasını bilir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.