Her yazarın, bir de kitaplarında görünen ve biyolojik yaşı süresince, kendi
içindeki yolculukları nasıl geçirdiğini gösteren bir yaşı vardır.
Henüz yirmi ikisindeki Mehmet Can Şaşmaz'ın, satırlarını dolduramadığı
ilkokul defterine ithaf ettiği bu ilk kitabını, yaptığı hatırı sayılır uzunlukta,
yalnızlıkta ve güçlükteki yolculuklar sonunda yazdığı anlaşılıyor. Bu
yolculuklarda, başkalarının "benlerini de kendi "ben"i kadar iyi görebilmiş,
gördüklerini ışıklı ayrıntılarla yansıtabilmiş Şaşmaz.
Öykülerinden birinde bir doktor:
"Tedavisi yok, böyle doğmuş, böyle ölecek! Ağır vaka yaz." diyerek teşhis
koymuş. Ben de Mehmet Can Şaşmaz'ın bu öykülerini okuyunca abartmadan
şöyle bir teşhis koyabilirim:
"Tedavisi yok. Yazar doğmuş, yolculuğunu sürdürecek ve çok iyi bir yazar
olarak ölecek."
Böyle umut verici kitaplar okudukça, öykü yazınımız adına seviniyor insan.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.