....
Daha da kötüsü bundan sonrasi için neyin yapılması gerektiği konusunda düşünme yeteneğini de yitirdiğimiz kanısındayım. Geldik bir noktada hemde sonuçta tıkandık, kaldık. Üzerlerine titrediğimiz, geleceklerine iyilikleri ve güzellikleri sermeye çalıştığımız, mutluluk ve başarılarını dilediğimiz çocuklarımız için ne bekliyoruz? 15 yaşındaki çocuğun "varsın olsun" haykırışına suskun kalmanın korkusuna kapılıyorum. Artık Yasemin, Ceylan, Sarp, Zeynep ve Beğüm'den en ufağı okulun kapısına dayandı, diğerleri ise sınıfları basamak basamak çıkarak henüz yeşermiş bilgilerine, karmaşık yeteneklerine ve gelişen karakterlerine göre eskilerin değimiyle değişik "ahkam kesmeye" başladılar. Duyguların isyan noktasına geldiğini sezinliyorum. Neyin hak neyin hak olmadığı noktasına gelme ve belirgin bir anlayışta birleşme gereksinimini duyuyoruz. Sözleşme'nin çocuklara tanıdığı hakların, kuşkusuz yükümlülük ve sorumlulukların kalın çizgilerle belirtilmesi, biz büyüklerin düşünce davranışlarının anlayış ve hoşgörü sınırları içine çekilmesine gereğine inanıyoruz.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.