Oyun biter, herkes gider, ışıklar söner ve sahnede sadece de korlar kalır. Bu trajik bir yalnızlıktır. Ancak inanan her fani bunun mutlak bir son olmadığını bilir.Hüsrev Hatemi bu çerçevede "ortadan kaybolan siret ve suret leri sevgiyle hatırlayalım" diyor, şöyle devam ediyor: "Ara İgon, dekorlar kaldı geride derken, kendinin kaybettiği suret ve siretler ve kendisine kalan dekorlardan bahsediyordu. Şimdi Aragon da onu seven Attila İlhan da yok. Onlar da benim ka yıplarım arasına katıldı. Aragon'dan kalan dekorların bir kıs mını ve Attila İlhan'ın dekorlarını, veraset ve intikal vergile rini ödeyerek ben devraldım. Mesela kuşları, değirmenleri... Bazan dekorları biraz unutarak, kaybolan suretler peşine düş tüm. Muhammed îkbal'i, Mehmed Akif'i, M. Guizot'yu, İs mayıl Hakkı Baltacıoğlu'nu, Bergson'u ziyaret ettim." Bu ziyaretlerin neticelerini öğrenmek isteyenler için elinizde ki kitap bir kılavuz olacaktır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.