Tiyatro, kalıcılık konusunda en şanssız sanat dallarından biri... Tek oyunculu bir oyun bile kalabalık bir kadroyla, yoğun bir yaratı-cılık-tasarım-uygulama süreci ve genel olarak uzun bir ön çalışma sonucu ortaya çıkıyor. İlk oyun; başlıyor. Son oyun; bitiyor. Sonrası seyircilerin ve oyunda görevalan oyuncuların hafızalarında ne kadar yer alabildiyse. Seyirci karşısına çıkan oyundan somut olarak geriye kalansa birkaç fotoğraf ve basında yer alan eleştiriler.Eleştirmenler ve onların yazılı basında yer alan yorumları, oyunları geleceğe taşıyan birer tiyatro elemanı. Bir oyunun yazılmasından sahneye çıkışı ve son oyuna dek yaşadığı o çok sancılı, zor ve bir o denli cazip sürecin bir parçası da eleştirmenler.Ülkemizde eleştirmenin, oyunun gişesini olumlu ya da olumsuz etkileyebilirle gücü yok. Eleştirmen ne yazarsa yazsın seyirci bildiğini okuyor. Tiyatrocu belki de bu nedenle pek önemsemiyor eleştirmeni. Oysa eleştirinin, yaratıcılığın ayrılmaz bir öğesi olduğu kuşkusuz. Yeni yapıtlar, yeni yaratılar ve ürünler için olumsuz ve olumluyu işaret etmesi kadar, önerileriyle de etkili eleştiri. Türkiye'de eleştiriye yer vermeyen dolayısıyla ifade şansı tanımayan yazılı ve görsel basının yaklaşımına karşın bizyazmayı sürdürüyoruz.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.