Bana göre İslam dünyası diye bir dünya yok. Müslümanların yaşadığı yerler var. Bazı yerlerde çok, bazı yerlerde az. O da kültür Müslümanlığı. İslam'ı kendi düşüncelerine göre yeniden inşa etmiş Müslümanlar var. Bununla radikalizmi, sert ifratkar Müslümanları kast etmiyorum. İnsanın, inandığı şeylere doğru inanması, doğru inandığı şeyleri de doğru uygulaması lazım. Müslümanlığa sahip çıkması lazım. İslam dünyası dediğimiz coğrafyada bu anlayışta, bu felsefede toplumların var olduğu söylenemez. Var olduğunu söylersek Müslümanlığa iftira etmiş oluruz. 'Hiç Müslümanlık yok' desek o zaman da insanlara iftira etmiş oluruz.
Müslümanların dünya muvazeesinde katkıda bulunacaklarına şu anda ihtimal vermiyorum. İslam dünyası, şimdilerde belli ölçüde bir aydınlanma olsa da çok cahil. Ferdi Müslümanlık var olduğu şahsen görmüyorum. Başkalarıyla münasebet içinde olabilecek ve aynı zamanda bir birlik teşkil edebilecek, müşterek problemlerini halledebilecek, kainatı yorumlayacak, kainatı çok iyi okuyacak, Kur'an'la kainatı mütalaa edebilecek, geleceği çok iyi okuyacak, gelecek adına projeler üretebilecek, istikbaldeki yerini belirleyebilecek Müslümanların adına kendi doğrularıyla Müslüman insanlar var. Kendileriyle mutabakata varılmış, icma ile test edilmiş, sağlam bir Kur'an telakkisine bağlanmış, defaatle test edilmiş bir İslami anlayışın var olduğu söylenemez...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.