Tüm zamanların en iflah olmaz çapkını Casanova, anılarının üçüncü cildinde yine "cesaret" ve "samimiyet"Ie kalemini konuşturuyor...Kadınlara, lezzetli yemeklere, kumara, güzel giyinmeye kısacası kendisine zevk veren her şeye tutkuyla bağlı Casanova bu kez, Paris maceralarıyla karşımıza çıkıyor. "Bu kentte hayatın tüm zevklerini tattığını" belirten genç Casanova, ardından Dresden, Prag, Viyana ve Venedik'te geçirir günlerini. Anılarında 18. yy. Avrupa'sının ahlaki değerlerini ve yaşam biçimini yansıtmayı ihmal etmeyen Casanova, bir yandan da gönül işlerini en ince ayrıntılarına kadar bize aktarır.Adeta nakış işler gibi yaptığı planlarla kadınları ayartmaktan bıkmayan Casanova İçin, dansçı olmuş soylu olmuş, köylü olmuş fahişe olmuş pek fark etmez; onun için bir kadına kanının kaynaması yeterlidir. Tiyatro salonları, kumarhaneler, karnavallar, şenlikler, soyluların şaşalı sofraları hayatının bir parçası olan Casanova bu defa, son derece gizemli bir Fransız kadına âşık olur. Neredeyse aşkı uğruna özgürlüğünden vazgeçmeye hazırdır ki...Giacomo Casanova 1725'te Venedik'te doğdu. Din adamı olması için eğitildi; ama o, bir rahibin kız kardeşinden aldığı cinsel eğitimi kendine daha uygun gördü. Macerasız ve kadınsız bir dünya ona göre değildi. Avrupa'nın bütün kentlerini dolaştı, skandallara dolu bir hayat sürdü. Yaşlılığının son demlerinde soyluların arasına karıştı. 1798 yılında anılarını yazdığı Dux Şatosu'nda öldü. Anıları müstehcen bulunarak uzunca bir süre sansürlü olarak yayımlandı.Casanova'nın anıları Türkçe'de ilk kez tam metin olarak yayımlanıyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.