'Onlar ruhun haz veren güzelliğinde dostluğun bahar aynasını keşfettiler. Elleri hayatın küf kokan zemininde ümitle buluştu. Belki çok fazla bir şey istemediler. Yaşamın hüznünü içtikleri an, kalbin gündönümü başlamıştı.'
'Ey okur! sana bir selam, bir söz armağanı gönderiyorsam, bu selamın, bu haberin, suya aksini bırakmış bir ağacın hikayesinden hiç farkı yoktur. Nasıl o akiste ağacın her çizgisi mevcud, fakat ruhu gaibse, benim de sana gösterdiğim lafz ve hikayelerde, içimin ancak bir gölgesinden, bir resminden başka şey yoktur. Ama ağacı, gölgesini suya bıraktığı için nasıl ayıplamıyorsan, beni de sana ister istemez, içimden haberler verdiğim için hoş gör; kınama! Ben konuştum. Şimdi sıra sende. Kalbinden haber ver!...'
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.