Tarihi yaratanlar kendi duygusal hayatlarını örgütleyebilmede sonsuz acılar içindekalabilirler ve duygusal yapılanmalarındaki çalkantıları her zaman kendi isteklerinegöre belirleyemezler. Dünyanın bütün halleri, çözülebilecek zorluklar gibi karşılarındadursa da her türlü ateşte ve zorlukta sınadıkları bedenlerini,duygusal dünyalarında denetleyememişlerdir.Böylesi durumlarda, yani kalbinin kırıldığı yerde böyle insanlar,dünyanın bütün iklimlerini bilmelerine rağmen kendilerini yalnızlaştırandilsiz duvarlarla baş başa kalabilirler.Atatürk, gönlünü verdiği birlikte değişik hazları tattığı kadınlardan ikisini çok önemsediğinişöyle dile getirmişti: "Beni iki kadın çok sevdi; biri yalnız ben olduğum için, öteki mevkiim için..." Oysa Mustafa Kemal askeri dehasının yanında toplumsal hayatıda bilen duygusal bir yapı içinde büyümüştür. Hayatına birçok kadın girmiştir.Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ortalarda görüneceği bir first-lady'e çevresinin detelkiniyle ihtiyaç duymuştur. Ancak Latife Hanım'ia yaptığı resmi evliliği hayatı paylaşmanoktasında uzun sürmemiştir. Kalbinin gizli köşesinde, ölümüyle sürekli acısını yaşadığıÇankaya'nın duvaksız gelini Fikriye, her zaman yüreğini burkmuştur.Aşk ile sıkışan kalp, hayata karşı kayıtsız kalmamayı gerektirse de gene deİnsan o kör kuyuya ya da aşka zaman zaman düşer.Elinizdeki bu kitap Atatürk'ün hayatında yer etmiş iki kadınınMustafa Kemal'e olan sevgilerini, tutkularını ve aşklarını anlatmakta veMustafa Kemal'in bugüne kadar göz ardı edilen insani yönünügözler Önüne sermeyi hedeflemektedir.Keyifli okumalar...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.