ÖNSÖZ
Felsefe; hayatın ve varlığın, rasyonel-doğal zeminde yapılan izahını ifade eder. Dolayısıyla "İslam felsefesi" nden kasıt, niteliği İslami olan bir felsefe değildir. Haddizatında niteliği dinî olan her hangi bir felsefeden zaten bahsedilemez. Şöyle ki felsefe; nihaî nok tada beşeri bir bilgi olup, kaynak itibarıyla insan aklının ve insan tecrübesinin bir ürünüdür. Halbuki din, akıl zemininde temellendi rilmeye çalışılsa bile insan aklının ve insan tecrübesinin bir ürünü olmayıp, kaynak itibarıyla ilahî olduğuna inanılan bir bilgidir. Dinin muhatabı kabul edilen akıl, nihayetinde araçsal bir değere karşılık gelirken; felsefenin muhatabı kabul edilen akıl, herhangi bir araca değil, bir ölçüye, bir kritere karşılıktır. Felsefede, akla takaddüm eden, onun fevkinde başka bir Ölçü, başka bir kriter yoktur. Bu yüz dendir ki tüm felsefe tarihinin kendisine düşülmüş bir dipnotu ol duğu söylenen Platon felsefeyi, "Tanrı'ya da hayvana da mahsus olmayıp, sadece ve sadece insana mahsus olan düşünce" diye tarif etmiştir. "İslam felsefesi" terkibindeki "İslam" terimine gelince, söz konusu terim, bir din olarak İslam'a değil; İslam dünyasına, İslam coğrafyasına, yani İslam uygarlığına İşaret etmek üzere kullanılmak tadır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.