- ‘Gaza geldik hipermarketten aldık ama acaba bunu Karaköy’den yarı fiyatına alabilir midim?!’
- ‘Bu elbise gerçekten yakıştı mı yoksa satıcı beni gaza mı getiri-yor?!’
- ‘Parayı şimdiden verdik ama kebap yanlış adrese gitmesin?!’
- ‘Kuaföre uçlarından al dedim ama, sakın kuşa çevirmesin beni?!’
- ‘Tantuniyi yedik yemesine de tadı biraz tuhaftı sanki. Ne eti ki bu?!’
- ‘Taksimetre gece tarifesinden mi işliyor ne?!’
Kıllanma denilen his, içinde bulunduğunuz durum hakkında şüpheye düştüğünüz,işkillendiğnizde sizi yakalayıveren pasif bir eylemlilik halidir.Hele bir de Türkseniz! Bu urumverilen bir kararın ar-dından ortaya çıkarve bu kararın en iyi seçenek olduğundan kuşkulanmanıza yol açar. Bu karar, kimi zaman iki yoldan birini seçmek, kimi zaman size söylenen bir lafa karşılık vermek, kimi za-mansa genel anlamda gösterdiğiniz bir tepkiyle ya da gösteremediğiniz bir tepkisizlikle ilgili-dir.
Elinizdeki kitap, “kıllanma” ve tahammül süresi uzun olan kararsız bünyelere yol göstermek çinyazıldı. Hangi durumlarda kıllanmak gereksizdir, hangi durumlarda sonuna kadar kıllanmak elzemdir? Karşınıza çıkacak fikirler, gündelik yaşamımızda karşılaştığımız tamamen kişisel deneyimlere ve eş dost hikâyelerine dayanmaktadır ve dolayısyla genelleştirmeler bilimsellikten uzaktır. Her durumdan da bir ‘kıllanma’ çıkarmanın gereği yok, değil mi?
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.