P>O eski ülkede güneş meyvelerle haykırır, toprak bitip tükenmeyen bitki örtüsüyle nefes alırdı; ırmaklar çağıldılar, şafaklar alabildiğine söker ve günbatımları alevden kollarıyla inerdi; ağzına kadar taze sütle dolu gümüş bir tas yükselip maviliklerde yüzer, geceler yıldızların sesiyle çınlar, ağaçlar gökyüzüne doğru süzülür ve bütün çiçekler titreşip fısıldardı.
Sokağımız, Roma'dan başlayıp eski Bizans başkentine uzanan, oradan da doğuya doğru ilerleyen kadim yolun üzerindeydi. Yol, Bizans'ta mavi denizle kısa bir mola verdikten sonra Anadolu'yu baştan başa kat ediyor, evimizin önünden geçip "dünyanın öbür ucu"na, Bağdat'a kadar uzanıyordu.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.