Bir işsiz, oğlu ve çalınan bir bisiklet... De Sica görünüşte böylesine basit bir çıkış noktasından işe koyuluyor. Ama sonuç, sinema tarihinin baş yapıtlarından biridir. Çalınan bisikletin ardına düşen baba oğulun serüveniyle bütün bir toplum düzenini ortaya koyan, açıklayan, suçlayan; sanat değeri toplumsal değeriyle başbaşa giden bir baş yapıt... Çalışma aracını yitiren işçinin, uygar bir başkentte onu yeniden ele geçirmek için giriştiği umutsuz çaba, "Bisiklet Hırsızı"nı çağdaş bir trajedi gücüne eriştiriyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.