Günümüzün bu can alıcı temel ve tarihsel sorusuna karşılık olmak üzere sanatsal cevaplar üretmeye çalışan Kahraman ve Takmaz sanatın-sanatımızın geçmişine bakıp gelecekle ilgili ortak kehanetler ileri sürüyorlar.
Kahraman, son dönem büyük boyutlu yeni çalışmalarıyla "hoca" olarak; Takmaz ise Kahraman'ın önerileri, yönlendirmeleri doğrultusunda, bilinen ve artık kimlik bulmaya başlamış kendi kişisel tarzını terk etmeden sanat tarihinin önemli Rönesans ve Modernleşme dönemi ustalarının baş yapıtlarından yola çıkarak gerçekleştirdiği kopya-müdahale-yorumlama-dönüştürme vb. büyük boyutlu çalışmalarıyla aslında dünyanın ve sanatın neyle karşı karşıya olduğuna dair yüreklendirici göndermelerde bulunuyor.
Öte yandan genç sanatçı, son yıllarda Türkiye devletinin bir Çağdaş Sanat Müzesi bile yokken ve var olan kendi ulusal müzelerine üvey evlat muamelesi yaparken, devlet desteği ile Türkiye'nin büyük ve zengin ailelerine dayalı holdinglerin sanat müzeleri kurma serüvenlerine bakıyor. Bu müzelerin Türkiye'ye Picasso, Dubuffet, Rodin, Rembrandt vb. önemli isimleri getirmelerine ironik bir yaklaşım ortaya koyuyor, çok daha başka bir açıdan konuya önemli katkılar geliştiriyor ve bir başka yola işaret ederek Modernizme hem yakın durarak sahip çıkıyor, hem de Batı sanatı bencilliğiyle karşı karşıya gelmekten kaçınmayıp bir büyük hesaplaşmaya girişiyor.
Mehmet Siyahkalem, Osman Hamdi, Fikret Mualla, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nuri İyem vb. önemli Türk sanatçılarının yapıtlarının yorumları da yer alıyor. Osman Hamdi'in ünlü yapıtı Kaplumbağa Terbiyecisi, Michelangelo'nun Ademin Yaradılışı, Goya'nın Prens Pio Tepesinde Kurşuna Dizilişi, Munch'un Çığlıkı, Piccasso'nun Guernicası, Delacroix'nın Dante'nin Kayığı, Van Gogh'un bandajlanmış kulaklı oto portresi, Paul Gauguin'in ve Van Gogh'un Sandalyeleri, Henri Matisse 'in Kırmızı Ahenk i, Marcel Duchamp'ın Pisuvarı vb. müdahale edilerek yeniden yorumlanmış, dönüştürülmüş halleriyle yer alan bazı çalışmalardan...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.