Türkiye'de Siyasal Kültürü Anlamak

FİYAT BİLGİSİ

Fiyat Bilgisi Yükleniyor


Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.

Kitap ile ilgili henüz alıntı paylaşılmamış.

Kitap Bilgileri

Kitap Yazarı Zafer Durdu
Yayınevi Kadim Yayınları
ISBN --
Sayfa Sayısı 184
Tür #sosyoloji̇ #si̇yaset


Türkiye'de son yıllarda tarihsel analizlerin

yapıldığı siyasi tarih çalışmalarını sıkça

görmekteyiz. Bu çalışma ise bundan daha

fazlasını, öz bir metinle ve sosyolojik bir

perspektifle yapabilmeyi vaadediyor. Türkiye'nin

siyasal tarihini siyasal kültür merkezli ele alan

çok az çalışmanın olması bu kitabın önemini daha

fazla arttırmaktadır. Kitabın temel vurgusu,

devlet merkezli siyasal kültürün Türkiye'de

demokratik bir siyasal kültürün gelişmesi

önündeki en büyük engel olduğudur. Kitap; bu

siyasal kültürün tarihsel izlerini Selçukludan

Osmanlı'ya ve oradan da Cumhuriyet'e miras kalan

öğelerle ele alarak günümüze dek eleştirel bir

bakış açısıyla değerlendirmektedir. Bu düzlemde

ilerleyen çalışmaya göre Türkiye'de devlet;

toplumsal temeli olmayan, gökten inme, kutsal,

sorgulanmayan, eleştiril(e)meyen bir aygıt,

Hobbes'in ifadesinde olduğu üzere Leviathan'dır

(Dev). Bu özellikleri ile Türkiye'de siyasal

kültürün de en önemli özelliği devlet

merkezliliktir. Toplumsal zemini olmayan, bütün

yaşam alanlarını belirleyen devlet, diğer bütün

alanları çevreleştirir ve bu nedenle de

Türkiye'de siyasal kültür merkez-çevre ikilemine

göre en doğru biçimde anlaşılabilir. Türkiye'de

siyasal iktidarı ele geçirmek ya da elinde

bulundurmak tüm yaşam alanlarını

belirleyebilmenin en meşru yolu olagelmiştir.

Osmanlı'da Osmanoğulları ailesinin kontrol ettiği

devlet kurumu devlet ile Osmanoğullarının

özdeşleşmesine yol açmış, devlet adeta ailenin

mülkü haline gelmiştir. Cumhuriyet ile birlikte

egemenliğin kaynağı değişmiş, millet tek meşru

egemen kabul edilmiştir. Tek parti döneminde

Cumhuriyet'in kurucu kadrosu devletle kendisini

bir görmüş ve devleti kendi kontrollerinde bir

aygıt olarak inşa etmiştir. 1950 sonrası bu

iktidarın gerilemesi sonrası siyasete de

müdahaleler gecikmemiş, 2000'li yıllara dek bu

müdahale anlayışı canlı kalmıştır ve hala da tam

olarak bitmiş değildir. Bu patrimonyal zihniyetin

izleri günümüzde hala yerinde durmakta, siyaset

yapıcılar merkezi (devlet) ele geçirerek

meşruiyetlerini de inşa etmektedirler. Bu

özelikleri ile Türkiye'de Cumhuriyet'in

kuruluşundan beri inşa edilmeye çalışılan batı

tipi, modern, demokratik bir devlet ve toplumsal

yapı bir ideal olarak kalmaya devam etmektedir.