İnsan toplum içinde yaşayan bir varlık olarak toplumun belirli kurallarına uymak zorundadır. Bu kurallar insanların birbirleriyle ilişkilerini ve uyumlu yaşamalarını düzenler. Bunun sonucunda da toplum düzeni sağlanmış olur. İnsanların uymak zorunda olduğu kurallar, en sık rastlanan durumlar karşısında insanların ne yapmaları gerektiğini gösterir. İnsanın sahip olduğu ahlakın özü ve düzeyi bu kurallara uymasında bulunur.Çocuk doğduğu günden itibaren fiziksel çevresi ile olduğu kadar sosyal çevresi ile de etkileşim içindedir. Çocuk sosyal çevreye uyumunu sosyalleşme süreci içinde kazanmaktadır. Ahlaki kuralların öğrenilmesi sosyalleşmenin bir parçasıdı Gerçekte toplumsal ilişkiler içinde davranışı yöneten ahlaki değerleri anlamak ve buna göre bireysel davranışları yönetme bilinci kazanmak sosyal gelişimin önemli bir aşamasıdır. Çocuğun ahlaki yargıları doğru anlayıp yorumlaması işi bilişsel gelişimin yanı sıra uyumlu bir sosyo-költürel çevrede yaşamasına bağlıdır.Demokratik ve çağdaş bir toplum olabilmek için çocukluk yıllarından itibaren çocuğun toplum kurallarına, normlarına ahlak değerlerine uygun tavır ve davranışlar geliştirmesi sağlanmalıdır. Bu yüzden ahlak gelişimi çocuğun hayatının ilk yıllarından itibaren desteklenmesi gereken önemli konulardan biridir. Bu gerçekler ışığında, bu araştırmada yoğun düşünme freflection) eğitiminin çocukların ahlaki yargısına etkisi incelenmiştir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.