Bu kitap Türkiye'nin kendi yerinde olmakla bile ne kadar etkili olabileceği realitesi etrafında düşünceler deniyor.Birbirleriyle ilişkili gördüğümüz konu alanları,sıkıcı olmayan bir üslupla serdedilmeye çalışıldı.İçeriden dışarıya gidip gelen ilgiler,sadece türkiye gerçekliğinin farklı açılardan algılanmasını sağlamak için değildir.Zaten konumuzun ve konumumuzun tabiatı böyledir.Ayrıca kitap boyunca okur zihninin muhteşem yorulmaları,bu gidiş gelişlerde dinlendirilmekte istendi
Lozan'da ingilizlerin benzer sözlerinden sonra bir ABD başkanının baş danışmanı da 'Türkiye kendi haline bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir' diyordu.Bu söz yanlış bir açıdan doğruyu ifade ediyor.Kendini,kendi halini yaşayan,kendi benliğini bulmuş bir Türkiye'nin hangi şiddette bir deprem üssü olduğu 'one minute' ihjtarından sonra görüldü.Bu bir tek kelime,içinde barındırdığı yoğun anlamla,bütün bir bölgenin bastırılmış kuşatılmış benliğini,özlemini,cesaretini,umudunu harekete geçirdi.yönetimler çöktü,rejimler sarsıldı.'One Minute' bölgenin yapay,zoraki dengeler,denklemler üzerine kurulu bütün fay hatlarını harekete geçirdi.O bir tek kelime kitlelerin kalbinde karşılığını çok net bulan aşk ve ateşle baştanbaşa bütün coğrafyamızı tutuşturdu.Yangın sakinleşti mi?Hayır,yangın devam edecek.Bütün emperyalist,sömürücü yapıları yerle yeksan edecek,kül edecek.Çünkü bu insanımızın kendine gelişinin özlemleriyle buluşmasının cesur,gür sesidir.Bu tarihin,vicdanın,barışın,inancın,direnişin onurlu sesidir.Bu devam edegelen ama asla devam etmeyecek olan züulme kararlı bir başkaldırının sesidir.Bu artık Böyledir.Bu Türkiye'nin sesidir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.