ÖNSÖZ"İletişim", son yıllarda birçok araştırma konusunda "anahtar bir kavram" olup, literatürdeki çeşitli araştırmalarlarla önemi olduk ça belirginleşen bir alandır. Toplumbilim konusunda çalışanların bir çoğu için bu değişkenin, "insanlar ve toplumlararası ilişki ve etkile şimleri yorumlama kriteri olarak" değerlendirme eğilimi de giderek artmaktadır. Toplumsal değişmelerin hızla arttığı günümüzde, yüz yüze iletişim, kitle iletişimi ve uluslararası iletişim süreçleri içiçe geçmektedir. Uluslar arası iletişimi yönlendiren ve merkez güç oluş turan ülkelerden çevreye açılan iletişim kanalları, bu ülkelerdeki kitle iletişimi ve bireyler arası iletişim süreçleri üzerinde de etkili olmak tadır. Çünkü çevreden merkeze iletişim akışı yetersizdir. Küre merkezden akan iletiler, kitle iletişimi ve bireyler arası iletişim ka nallarında melezleşmekte ya da otantikleşmekte ise de, süreç diğer toplumsal dinamiklerle bütünleşik olduğu için, merkezin güçlü bir manipulasyonu altındadır, insanlar bu kadar yoğun iletişim ilişkileri içinde bir iletişimsizlik içine de sürüklenmektedir. Goffman'm sözünü ettiği "uygar ilgisizlik", artan iletişim yoğunluğu içinde oluşmaktadır. Bu durum bir paradoks gibi gözükse de toplumsal dinamiklerden birini oluşturan iletişim, bireyi ve bireylerin içinde yaşadığı toplumla rı aşan süreçlere İşleyim kazandırırken, küresel alan içinde aidiyet bağlarını zayıflatarak, onların İnsiyatifini kırmaktadır. Çünkü iletişim alanı yapısal dinamiklerce biçimlendirilnıektedir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.