Çocuk, karşılıklı etki ve tepkilerle toplumsallaşma süreci içinde deneyimlerle benlik ve kişilik kazanır. Büyüdükçe iletişimle oluşan toplumsal kişiliğini, çeşitli biçimlerde ortaya koyduğu ifade biçimleri ve konuştuğu şeyler ortaya koyar. Biz insanlar yalnızca toplumsal düzenlemelerin içeriğini öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda iletişimle öğrenir ve öğrenirken de iletişim kurduğumuz insan sayısı kadar değişik rollere gireriz. Dilde, adetlerde ve insani yapıtlarda somutlaşan ve konuşma, eylem ve etkileşim ile aktarılan bir şey olarak, "ne olduğunu bilmek" ve "nasıl olduğunu bilmek" kişisel deneyimlerimizin ufkunu tayin eder. Heller (2006:38)'e göre, aposteriori (kişisel deneyim) her iki priory'nin (genetik a priory ve toplumsal a priory) eşleşmesi sonucu ortaya çıkar. Genetik ve toplumsal a priory deneyimlerden önce her yeni doğan bebekte vardır. İçine doğduğu toplumsal çerçeve bu genetik özellikleri geliştirir. Genetik a priory sabir kalırken onu şekillendiren toplumsal a priority değişkendir; toplum, aile ve toplumun sağladığı olanaklar ve çocuğun genetik özelliklerinin eşleşmesi sonucu şekillenir. Daha öz bir anlatımla, bizler eğitimle ve öz disipline genetik a priori'mizi toplumsal priori'mize eşleştirme sürecinde başarılı ya da başarısız oluruz.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.