KOBİ'lerimiz uzun bir süredir genellikle devlet desteklerinden yararla namadıklarından yakınmaktadırlar. Doğrudur çünkü onlar devlet desteğini hala babadan kalma devlet desteği gibi algılamaktadırlar. Halbuki destekler artık KOBİ'lere değil, onların bazı özelliklerine verilmektedir. Bugünün nesnel ekonomik koşullan ve ihtiyaçları yönünden bir KOBİ'nin "girişimci lik" özelliği yoksa, bir anlam ifade etmemektedir. Bu noktada da yenilikçilik veya "innovation" kavramı ön plana geçmektedir.Türkiye'de dış ticarette KOBİ'lerin payının yüzde 8 olmasına rağmen, bu oranın ABD'de yüzde 32, Almanya'da yüzde 31, Hindistan'da yüzde 50 ve Japonya'da yüzde 38 seviyelerinde olduğu görülmektedir. Oranlar karşılaş tırıldığında KOBİ'leri dış pazarlara açarak ihracatını artırmayı hedefleyen lerin ne kadar zor bir işin altına girdikleri rahatlıkla anlaşılmaktadır.Küresel ekonomik piyasaların gün geçtikçe rekabetçi hale gelmesine kar şın, işletmelerin çoğunluğu yurtiçi pazar için üretim yapmaktadır. Eğitim sisteminin bozuk olduğu, gelir dağılımının gün geçtikçe çarpıklaştığı, spekü latif kazançların önemini koruduğu, iç barışı olmayan bir ülkenin işletmele rinin, doğmuş olduğu ortamın özelliklerini taşıyor olmasını yadırgamamak gerekiyor. Bugünkü görünümleriyle KOBİ'ler, çoğunlukla geleneksel yön temlerle çalışan, teknolojik donanım ve bu teknolojilerin kullanımı açısından önemli yetersizliklerin bulunduğu, örgütsel yapıları kuralsız ve düzensiz ola rak oluşturulmuş, dağınık bir kitle görünümündedir. Bu itibarla, açıkça di yebiliriz ki, KOBİ'ler hem ülke ekonomisi hem de dünya ticareti açısından büyük bir potansiyel oluşturmakta ancak KOBİ'lerde büyümeyi engelleyen bir çok faktör göze çarpmaktadır.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.