Çağın en saçma modası, milliyetçiliğin tarihî kategori olduğu görüşüdür.
Milliyetçilik ne tarihî kategori ne de muhayyeldir.
İnsanın birlikte yaşama arzusunun ve var olma iradesinin gereğidir.
Değişen “dünya-dil sistemlerine” göre aidiyet ve mensubiyet biçimi değişmiştir.
Fakat millet olgusu, içtimai bir gerçeklik olarak varlığını hep korumuştur.
Bu nedenle, bir tutum ve siyasi hareket olarak milliyetçilik hep var olacaktır.
Milliyetçilik her türlü basit ve sıradan genellemeleri aşar.
Farklı milliyetçilik modelleri içerisinde Türk milliyetçiliği özel bir anlama sahiptir.
Türk milliyetçiliği, kültürel akıldır.
Tecdit hareketidir.
Millete dayandığı için her türlü otoriter düşünceyi ve sistemi reddeder.
Kültüre dayanır; hayata değer katan ve anlamlandıran eylem biçimini esas alır.
Her türlü ırkçı söylemi reddeder.
Geçmişle irtibatı açısından kültürel akıl, geçmişten kopuş itibarıyla tecdit hareketidir.
Dayandığı kültürel aklın gereği olarak şimdi de yaşamak ve var olmak istediği için ani dirilişlere ve sıçramalara uygun yenileşme hareketlerine eşlik eder.
Geçmişin tasavvuru ve geleceğin dilidir.
İnsani ve İslâmi esasların tarihî ve asri sesidir.
Batı tarzı ve din karşıtı “ulusalcı söylemlerden” ayrılır.
Tarihî ve kültürel ufku, çağın ufkuyla buluşturan fikrî ve siyasi bir harekettir.
Temel mefkûresi; tarihî ve kültürel imanın ve vecdin hamurunda mayalanmış yüksek bir medeniyet inşa etmektir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.