(...)
Ormanları keserek doğal dengeyi bozup yağmur yağmasını dolaylı olarak engelleyen birisinin yağmur duası yapması ne kadar anlamlıdır? içinde mal, mülk, para, mevki, şan, şöhret gibi dünyevi ihtirasları barındıran birisi, bunları taşıdığı ve onların geçici olduğunu anlamayıp vazgeçmediği sürece, "Allah'ım bana huzur ver," derse, gerçekten samimi olarak dua etmiş olur mu?
İncecik demirlerle, kumun içine azıcık konulmuş çimentolarla, kısaca çalınmış ve gereğince güçlü malzemeyle yapılmayan inşaatlar için edilen "Allah'ım bizi depremden koru," duası ne kadar samimidir ve kabul görür?
O halde, örümceğin mühendislik harikası olan evi, onun duasına karşılık fırtınadan devrilen ağacın kırılan dalı düştüğünde ona zarar vermemelidir. Örümceğin evi ona verilen ilim gereği işini görecek, avını yakalayacak, hayatını devam ettirecek kadar sağlamdır. Fırtınadan devrilen ağacı belki taşımaz ama, onun ilminde malzemeden çalma olmadığı için özünden çıkarttığı malzemeyle yaptığı ev kendi işini görecektir. Onun duasının karşılığı odur.
(...)
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.