Elinizdeki kitap, Atatürk'ün ilk muhafız birliği kumandanlığını yapmış bir askerin elinden çıkmış. Trablusgarp'ta Mustafa Kemal Paşa'yla yer yer aynı cephede savaşan ve ardından Kurtuluş Savaşı yıllarında da aynı kaderi paylaşan Süvari Albay Şerif Güralp, Ankara Hükümeti'ne karşı girişilen isyanları bastırmaktan, Çerkez Ethem'le muharebeye, oradan Sakarya Muharebesi'ne kadar kumandanlık etmiş biri. Bu birinci elden tanıklığın, resmi ve kayıtlı tarihin ötesine geçtiğini; günlük yaşamdan toplumsal olaylara; yapılan anlaşmalardan verilen emirlerin uygulanışına kadar; kısa bir hikâyesini, bu tip kitapları okuyarak görmemiz mümkün. Örneğin Atatürk'ün ünlü "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır," deyişini ve emrini hepimiz biliyor olmamıza karşın bu emrin, elinde tüfek, savaş meydanında çarpışan asker için ne anlama geldiğini veya savaş sırasında büyük kahramanlıklar gösteren Türk kadınının, köylüsünün ve diğerlerinin yüreğinden geçenleri bilmemize imkân yok. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu isimsiz kahramanların sırtında yükseldiğini hepimiz biliyoruz...İşte bu dönemi, bizzat savaşın içinde yaşamış birinin kaleminden okumanın ayrıcalığı burada yatıyor olsa gerek...
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.