Yaşadığımız topraklarda inkâr politikaları hiç eksik olmadı, inkâr etmek, kendinden olmayanı hep reddetmeye, uzaklaştırmaya yaradı. Uzaklaştırdıklarında önce kusuru icat ettiler, sonra da onu görmezden geldiler. Mehmet Said Aydın, ilk kitabı Kusurlu Bahçe'de, görmezden gelinenleri şiire sokuyor. "Ben demekten hâlâ utanıyorum" diyor, kimliğini bir "krema" olarak değil, bir dert üzerine inşa ediyor. Kusurlu Bahçe, kendi coğrafyasının kayıplarını bir kitapta topluyor. Erdal, Ahmet, Yusuf, Figen... Geçide ilk çıkanımız vuruldu, polis arabasına işiyormuş panzer ezdi ahmet'i, ormana taktık adını sonradan çünkü zalimlik öğrenilen bir şeydir şiir değil unut işte şimdi unutmaya başlıyoruz: şiir değil zalimlik öğrenilen bir şeydir biz öğrenmeyelim hiç öğrenmeyelim biz dünyanın bütün dilleriyle erdal diyebilirim ben, ahmet diyebilirim en az üç dilde de devrim, devrim, revoiution. serhildan.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.