p>
Çok eskilerde kalmış bir hikayeden beklenmedik bir anda tüm çağrışımlarıyla fırlayan kadınlar var cenazelerde... İmkansız sevgilerden haber bekleyen kahramanlar...
Piyanolarda esir kalmış, paylaşılamamış şarkılar çalıyor bir yandan. Evler, bir yaşantıya tutsak oluyor. Bir sokağın her köşesi başka bir yalnızlığa, başka bir hüzne açılıyor.
Radyoların düğmesine basılıyor, yeniden geçmiş zaman haberleri okunuyor. Belki de özlemlerde kalmış bir akordeonun sesi yayılıyor o eski odalara...
Hüznün ve geçmişe özlemin ağır bastığı, geçmiş zaman karakterlerinin başrol oynadığı duyarlı ve sıcak bir kitap bu. Daha ilk satırdan itibaren, önsöz adı altında, bambaşka bir hava solunuyor öykülerde.
Kimliği bilinmeyen eski bir dosta yazılmış sanki bu metinler, editörü de var bu hikayenin içinde, bu metinlerin birer yanılsamadan ibaret olduğunu söyleyen kimliği belirsiz bir şahıs da (belki de o eski dosttur bu meçhul şahsiyet).
Mario Levi’nin kendine özgü etkileyici üslubundan nasibini alan, İstanbul’da yaşayan azınlıklara bir saygı niteliği taşıyan, uyumsuzluklardan, yalnızlıklardan dem vuran Madam Floridis Dönmeyebilir gölgelerin izinden gidiyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.