Bilimin ve bilimsel düşüncenin gelişimi için itici bir güç olduğu düşünülen ve modern çağda genellikle bir erdem olarak nitelendirilen “merak”, her zaman böyle bir üne sahip miydi? Bugün yararlandığımız teknolojilerin kaynağı olan modern bilimin ortaya çıkışında bu özellik bir rol oynamış mıydı, yoksa meraklı olmak bir zamanlar eleştirilip lanetleniyor muydu?
Bugünden baktığımızda oldukça şaşırtıcı görünse de, merak her zaman olumlu çağrışımlar uyandırmıyordu. Bir zamanlar hor görülen ve düşünme eyleminde yeri olmadığı düşünülen bu özellik, birtakım meraklı insanların çabaları sayesinde, yavaş yavaş ve sezdirmeden bilim tarihine damgasını vurdu. Rönesans’ın rüzgarı beraberinde bilme isteğini, araştırma, inceleme ve öğrenme isteğini de getirmişti.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.