(...)
Terk edilmiş olması ve yardım dilenmek zorunda kalması ile iki kez gururu kırılan Nadya yavaş yavaş alkolün sunduğu kayıtsızlığa sığmmaya başladı. Akşamlarını sıklıkla sarhoş olarak tamamlıyordu. Soyunma odasında aynanın önünde oturarak yüzüne, dağılmış makyajına, gözlerinin üzerine düşen sık saçlarına bakıyor ve, her şey göz önüne alındığında, hayatta hiçbir şey yapmamış olmasmdan, birkaç terli işadamının, sırnaşık sanayicilerin ve pis kokan yerel memurlarm zevki için kalçalarını ritmik biçimde sallamaktan başka hiçbir şey yapmamış olmasından pişmanlık duyuyordu.
(...)
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.