p>İlk önce neye olan inancımı yitirdiğimi hatırlamaya çalışıyordum adalete mi tanrıya mı, insanlara mı?.. Sanırım ilk önce aşka olan inancımı yitirdim ve gerisi çorap söküğü misali geldi, ilk önce aşka çorap söküğü misali geldi, ilk sevdiğim kız "Duygu". Kalbimi en çok o kırdı, ilk o vardı sanki. Reyhan'dan önceydi, benden de önce... Büyük patlamadan bile önce, ne kadar unutmak istesem de bazı şeyleri asla unutamayacağımı Duygu'yla bir kez daha kabulleniyordum. En derinlere gömsek de unutmak istediklerimizi mezar taşı koymasak da başarılarına, o kişiler olmadık anlarda aklımıza gelebilirler, Kağan'ı kesmeye giderken aklıma gelen "Duygu" gibi. Ayrılığın üstünden hatırı sayılır bir zaman geçse bile... Evet artık atlattım dediğin anda kalp krizi gibi birden gelir. Sevdiğin insanın seni sevmediğini kabullenmek her zaman zordur, her zaman yaptığı kırıcı hareketleri, söylediğini fark ettiğin yalanları ekarte edecek bahaneler üretirsin kendi kendine ve bu bahanelere tüm içtenliğinle inanırsın. Ama sen inancını güçlendirirken o parça parça yok eder ruhunu gözlerinin içine bakarak... Sen ise gelenleri fark ettiğinde artık yedinci cücenin seninle yapacak bir şeyi kalmamıştır. Seven gerçek hayattaki pamuk prenses gibidir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.