Ömer Seyfettin (1884-1920), modern öykümüzün kurucu ismi. Ayrıca asker. İmparatorluğun en hareketli ve çalkantılı yıllarında yaşıyor. Balkanların parçalanışına, İttihatçılığa ve siyasetlerine yakından tanık. Zaman zaman umutlu, neşeli. Epik. Daha çok öfkeli, alaycı. Bazen ajitatör. Olup bitenlere üç ideolojinin ortak perspektifinden bakmaya çalışıyor. Oranları değişse de hemen her öyküsünde, şiir veya düz yazısında İslamcı, aynı zamanda milliyetçi ve aynı zamanda modernist. Biz kimiz? Nereden geliyoruz? Ne yapmalıyız? Bu sorulara cevap arıyor. Ömer Seyfettin'i siyasetiyle hâlâ ilginç kılan da bu: Kimlik arayışı. Necati Mert bu arayışı izlemek üzere yeniden okudu Ömer Seyfettin'i. Onun siyaset-toplum, Türklük, eğitim, edebiyat, iktisat ve dine dair düşündüklerini eserlerinin yayım sırasına uyarak izledi. Dedikleri ne kadar geçerli, araştırdı. Eleştirdi. Onlardan günümüz için dersler çıkardı.Ömer Seyfettin, "Yeni Lisan" akımının da lider ismi. Ne ki onun dil anlayışı, Cumhuriyet'in milliyetçi dil planlamacıları tarafından kabul gören bir anlayış değil. Necati Mert bu "Yeni Lisan" üzerinde -yazılarındaki gibi- önemle durmakta, ayrıca iki milliyetçilik arasındaki dil farkının nereden kaynaklandığına ve bunun sonuçlarına da değinmekte.Necati Mert öykücü. Bir öykücünün bir öykücüyü sosyolojik açıdan ve böyle kapsamlı ele alışı galiba ilk oluyor. Üstelik öykünün serbest diliyle. "Ömer Seyfettin: İslamcı, Milliyetçi ve Modernist Bir Yazar," bu dilin sıcaklığına da sahip bir inceleme.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.