(...) Rosto artık benim sırdaşım olmuştu. Bütün dertlerimi, üzüntülerimi, sevinçlerimi ona anlatıyordum. Beni hep anlayışla dinliyor, destek oluyordu. Babam haklıydı: Kız ya da oğlan olması fark etmiyordu. Ancak bu cinsiyet meselesi yine de o kadar basit bir şey değildi galiba. Çünkü evde fazla fark etmese bile, dışarıda bayağı fark ediyor! Bizimkiler, erkeklerle kadınların eşit olduklarını, eşit haklara sahip olmaları gerektiğini söylerler. Ayırım yapmak çok aptalca bir şeymiş. Gerçekten de bizim evde ayırım yoktur, annemle babamın eşit hakları vardır. Hatta aslında daha çok annemin sözü geçer. Televizyonun uzaktan kumandası meselesi hariç. O hep babamın elindedir. Babam evde yokken de benim. (...) -Kitabın İçinden sayfa 76-
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.