Postmodern durumu, sistematik bir akademik ilginin kaynağı haline ilk getiren herhalde Lyotard'dır. Analizin odağı olarak şimdiye kadarki modernlik eleştirmenlerinin yaptığı gibi "iktidar istenci" veya "araçsal akıl"ı değil, "meşruluk ilkesi"ni seçer ve onu "anlatısallık" terimleriyle açıklar. Bu bakış açısına göre modernlik, bilimsel bilginin gelişmesinin ardından gelen bir "anlatısal bilginin çözülüşü"yle tanımlanmıştır. Antalya karşı radikal kuşku ve bilimsel olanın "bilimsel-öncesi" bilgiye karşı muhalefeti, bir paradoksla sonuçlanmıştır. Tabiatı gereği tüm anlatısal türden meşrulaştırmaları reddetmiş olan modern bilimin kendisi nasıl meşrulaşacaktı? Bu paradoksun çözümü genelde modernliğin, özelde de modern felsefi düşüncenin karakteristik bir söylem biçiminin yaratılmasıyd: "Metasöylemlere" başvuran "metaanlatılar" (kendilerine eşlik eden tarih felsefesiyle birlikte) meşrulaştırmanın dil oyunundaki sıradan anlatıların yerini almak üzere inşa edildi.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.