(...)
Ustabaşı, cebinden paramparça bir defter çıkardı, bir şeyler karaladı, kıza onunla gelmesini söyledi. Ona muşambadan bir önlük taktılar. Bir çift eldiven ve bir fırça verdiler. Temizlik teknesinde yer açtılar, çalışmaya başlasın diye. Yanındaki kadına da, kıza işi öğretmesini söylediler. Saika Valka, göz açıp kapayana kadar, iş sahibi olmuştu.
Onun bu girişimi, Marbud'da memnuniyetle karşılandı. Saikanın ne kadar becerikli olduğu bir kez daha kanıtlanmıştı. Küçük kız, balık temizleme işinde çok başarılı oldu. Kimse işini onun elinden almaya yeltenmedi. O mevsim o kadar çok balık çıktı ki denizden, işe yetişemiyorlardı zaten. Saika Valka, çalışırken pek konuşmaz, kalabalığın içinde sessizce işini yapardı. Kadınlara karşı mesafeli duruyordu. Konuştukları şeylerden de arılamıyordu hem. Ama ordunun o güzel ilahilerinden söylemeye başladılar mı, kalbi mutlulukla doluyordu. Gençler onunla arkadaşlık etmiyor, ona yabancı muamelesi yapıyorlardı. Ama mahallenin çocukları gibi, sebepsiz yere saldırmıyorlardı hiç değilse.
(...)
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.