(...)
"Bahar geliyor." dedi bir asker. Gökyüzünde güneşten parıldayan yüksek kuleler görünüyordu. Etrafta ormanlar görülmeye başlamıştı. Onlara eşlik eden adam sürekli köprüleri, nehri ve kuleleri gösteriyordu. Bir de yaşananları anlatıyordu. Yeniden yapılandırma esnasında yaşanan kargaşaları anlatıyordu.
Enver'in tavrı soğuktu. İlgili gözlerle doğayı izliyordu. Yeşil bir bölgeden geçerek arabalar mütevazı bir kaleye doğru gidiyorlardı.
Yürüyerek yıkık dökük duvarlarıh arasından geçtiler ve kırık siper kazıklarının arkasında görünen eski bir yapıya ulaştılar.
Üç yıl önce, General Litzmann Kovno'yu fethettiğinde, onuncu ordunun topçu sınıfı buraya yerleşmişti. Pilot bu bölgeyi tanıyormuş. Şu ileriye inecekmiş uçak, nehrin kenarına.
Enver," kendi kendine düşünüyordu; "Eğer hayatım bir rüya değildiyse o zaman Allah benden henüz umudu kesmemiş demektir."
(...)
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.