Kültürel ve düşünsel bir akım olarak İtalya'nın kent devletlerinde başlayan Rönesans, zamanla tüm Avrupa'yı etkisi altına alarak, insan düşüncesini dinsel dogmaların sultasından kurtaran anıtsal yapıtların birbiri ardınca üretildiği bir çağ olmuştur. Yeni toplumsal, siyasal ve ekonomik güçlerin sahnede yerini almasıyla birlikte, dinsel topluluğun yerine bireyi, onun erdem ve gizilgücünü vurgulayan düşünceler ortaya çıkacak, Ortaçağ'ın o donmuş ve katı değerleri hızla aşınmaya başlayacaktır.
Bu döneme damgasını vuran keşifler iki yönlüdür: İnsan, hem kendisini hem de bilinmeyen toprakları eşzamanlı biçimde keşfetmektedir.
Dönem filozoflarının dünyayı devindirici kaldıraçları, halktır. Machiavelli'nin Konuşmalara belirtiği gibi, "...mesele sağgörü ve istikrar ise, halkın bir prensten daha sağgörülü ve istikrarlı olduğunu, daha iyi hüküm verdiğini söylerim."
Elinizdeki kitabın en önemli özelliği, insanın bilinç koşullarını temelden değiştirmiş Rönesans filozoflarını "ilk elden" tanıma olanağı sunmasıdır. Çoğu Türkçe'de ilk kez yayımlanan metinler sayesinde okuyucu, insanın o sınır tanımaz serüvenci ruhunun bilim, sanat ve felsefede yol açtığı büyük depremlere aracısız tanık olacaktır: Hiç de kolay olmayan, sancılı, yer yer trajik boyutlar taşıyan bir serüvendir bu...
Serüven Çağı, aynı zamanda, bilgi alanlarının uzmanlaşma adı altında kendi içine "fazlasıyla" kapandığı günümüz ortamında, insanın kendisini ve evreni araştırırken, bü-tüncül ve sistematik bir bakışa sahip olmasının önemini gözler önüne seren bir kitap.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.