Bütün yataklarını yitirmiş ilk geceden Üstüne kös dövülmüş bir şehirden geçmek zor Ayazdan kıran girmiş bin dallı basmalara Benim dilim varmıyor "şehir düştü" demeye. Kumaştan çalan terzi çalıları eğiyor. Eğninde eski bir yaz düşmüş kör bir makastan bir kere tutuştu mu bu şiirden geçmek zor. Eğilip de geçiyor biçtiği her kumaştan, benim dilim varmıyor "şiir düştü!" demeye. Terzi kumaştan çalmış ellerini seviyor. Ağzını bıçak açmaz bir elleri var, onun ıssız ve yazısız bu nehirden geçmek zor. Bir ırmağı düşlerdi gök hiç hesapta yokken, benim dilim varmıyor "nehir düştü!" demeye. Çalınmış kumaşlardan terzi bir dağ dikiyor. Birikmiş urbaların o vakitsiz uykusu dağılınca git gide, düşü birden geçmek zor İpliğini sürüyen bir iğnenin gözüyle benim dilim varmıyor "bu bir düştü!" demeye kumaştan çalan terzi o her şeyi biliyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.