P>Şşşşşş...Bu aslında bir kitap değil. Daha çok bir dans bu. Sıradan bir dans da değil. Kalpten esen bir Sufi kasırgası bu.Nasıl ki dervişler
ezelden beri aşk sarhoşluğu içinde dönüp durmuşlarsa, Usta´nın bu sözleri de çemberin dönmekte olan çapında yer alıyor. Zihninizin bilgi, kıssa ve
fıkralardan oluşan bu engin bilgelik hazinesine dalmasına izin verdiğinizde, bu dans sizi de içine çekmiş oluyor.Ama dönen bu sözcük bolluğunun
ortasında, merkezin tam içinde sessizlik, saf boşluk -Sufilerin ışk dedikleri gerçek aşk, Usta´nın varlığı oturuyor…Bu kitap bir şarkı bir
anımsama, bir kucaklama, o gizli ana duyulan bir özlem, bir zikirdir."Durgun göller buluşamaz, ancak nehirler buluşabilir. La ilahe ill Allah-
Allah´tan başka Tanrı yoktur. Hedeften başka hedef yoktur. Tanrı gittiğimiz yön değildir; Tanrı geldiğimiz yöndür. Halbuki gözlerimiz uzaklardaki
yıldızlara takıl?p kalmış durumda. Hep ileriye bakıyoruz. Uzaklara odaklanmış durumdayız oysa yarattığımız tüm hedefler kendi zihnimizin
yansıtmalarından ibaret. Asıl hedef nereden geldiğimizdir. O bizim doğamızın, varlığımızın ta kendisindedir, varoluşumuzun temelini oluşturur.
Sufiler der ki, din başlı başına iki şeyden meydana gelir. Biri fakr yani hiç kimse, hiçbir şey, egosuzluk, tevazu kavramıdır. Fakr sözcüğü
bunların tümünü kasteder. İkinci şey de zikr yani Tanrı´nın hatırlanmasıdır. Tanrı, ulaşılması, keşfedilmesi ya da icat edilmesi gereken bir şey
değildir. Tanrı´nın sadece hatırlanması gerekir. Biz onu sadece unuttuk. Gereken tek şey bir uyanıştır. Buna zikr denir.İşte bu iki küçük kelime,
fakr ve zikr, tasavvuf ruhunun ta kendisini oluşturur.YAZAR HAKKINDA:OSHO yirminci yüzyılın en büyük manevi öğretmenlerinden biri olarak
tanınıyor.Meditasyona getirdiği, çağdaş yaşamın hızlı gidişine ayak uyduran benzersiz yaklaşımıyla tanınan OSHO´nun yöntemleri, meditasyonun tam
anlamıyla deneyimlenmesi amacıyla, beden ve zihnin stresten arındırılması üzerinde odaklanıyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.