(...)
Kendisine bırakılan bu notun Süheyla'ya ait olduğundan şimdi niye bu kadar emindi ki? On beş yıl önceki hepi topu birkaç kerelik sevişmeden büyük hazlar aldığını zannettiği, kim bilir sonraları nice orgazmlar yaşamış, kaç kez kendi hazzıyla büyülenmiş bir kadının o günleri unutmamış olduğundan nasıl bu kadar emin olabilirdi ki? Hem o da, açması göçmen işçi sınıfının kara çarşaflı kadınları, çember sakallı erkekleriyle bir tehdit unsuru olarak karşısına dikilen bir kültürün üyesi değil miydi? O kadının da şimdi önü sıra yürürken tıka basa dolu alışveriş arabasını zor bela sürüyen, muhtemel ki dört beş çocuklu kadın gibi biri olmadığını nereden bilecekti ki? Yıllar önce zayıf, titrek ellerle sigara paketini açan o pejmürde kılıklı kadın gerçekten Süheyla mıydı yoksa vicdan azabının yarattığı bir hayal ürünü mü? Stajyer Asiye geldi aklına. Onun ince, kıvrımlı bedeni... Asiye Uwe ile flört ederken, çapkın bakışlarıyla kendisini de ihmal etmemişti. Yine de, bir kadına bakarken, bir kadını beğenirken aslında otuz yıl önceki duygularından hiçbir şey değişmediği halde, onların bakışları değişmişti. İlk olarak ne zaman duyumsamıştı bunu?
(...)
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.