p>Bir sabah bölük kumandanım odama girdi.
- Her İzan (bana İhsan diyemezdi) dedi, çok uzak biryere gidiyorsunuz. Buna ben sebep olduğum tçin pek üzgünüm.
- Sevincimden iskemleden fırladım ve:
- Nereye Her Havtman? [Yüzbaşı efendi).
- Çok uzak biryere. Yanınıza çok az eşya ve çok az kitap alabileceksiniz.
- Erzurum'a mı?
- Hayır. Bağdat'a mı?
- Hayır.
- Galiçya'ya-mı?
- Hayır. Daha uzak bir yere. Bir Alman denizaltı gemisiyle önce Kuzey Afrika'ya, oradan da deve İle Fizan'a gidip, Fizan'da bir telsiz telgraf istasyonu kuracaksınız...
İhsan Ahsoley hatıralarında Kuleli'de başlayan askerlik serüvenini, gencecik bir subay olarak Enver Paşa'nın emriyle Fizan'a gidişini, Türk Alman ilişkilerini, Cihan Harbi'nde Afrika cephesini, muhabere tesislerini nasıl kurduklarını anlatıyor. Fizan'da verdikleri kahramanca mücadeleyi, yerli halkla irtibatlarını, teslim olmama azimlerine rağmen esir düşmelerini, işgal altındaki istanbul'a hüzünlü dönüşünü, akabinde de Milli Mücadele'ye destek vermek için dahil olduğu gizli teşkilatı, Anadolu'ya insan ve mühimmat sevkiyatı gibi nefes kesen faaliyetlerini, kimliğinin ortaya çıkması İle Anadolu'ya geçişini yalın, akıcı ve öyküsel bir dille gözler önüne seriyor.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.