Fıkhi kurallardan ahlâka geçmek, dolayısıyla "amel"den "ahlâk" türetmek yani amelini ve ibadetini yapan kimseyi aynı zamanda ahlâklı saymak ve ahlaken üstün göstermek Matüridi'nin düşünce sistemine uygun değildir. Çünkü onda "amel" imana dahil edilmediği gibi, "ahlâk"a da dahil değildir. Ona göre, "amel"de kusuru olanların mutlaka ahlâkta da kusurlu olduğu söylenemez. (...) Ayrıca, öyle görünüyor ki, "amel" ile "ahlâk" arasında bu anlamda bir ilişki kurmak, ahlâkî bakış açısıyla değil, amelî bakış açısıyla yapılan bir istemdir. Bu, büyük ölçüde "amel"e, onu ahlâkla birleştirerek değerlendirmek suretiyle, toplumdan destek sağlamaya ve "amel"i yerine getirmede görülen ihmalkârlıkları azaltmaya yönelik bir çabadır. Çünkü mahiyeti gereği, "amel" ferdî, "ahlâk" toplumsaldır yani aralarında bir mahiyet uyumu yoktur. Nitekim bir dinin mensupları yıllarca aynı "amel"i yani aynı ibadetleri, aynı tarzda yapmaya devam ettikleri halde, ahlâkî özellikleri, yaşadıkları dönemlere göre değişiklik gösterebilmektedir. Bir başka deyişle, duygu boyutu göreceli olmakla birlikte, "amel" göreceli olmadığı halde; ahlâk, hem de her yönden görecelidir. O halde, ahlâk fıkha, fıkıh da ahlâka indirgenemez.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.