Batı medeniyeti temelli pozitivist felsefe içerikli sosyal bilim anlayışının kavramsal çerçevesine bağlı kalarak Türk toplumunun sosyal gelişme dinamiklerini inceleme kısırlığından uzaklaşılması gerekmektedir.Din-ekonomi ve kültür-sanayi genel çerçevesinden hareketle, özelde tasavvuf-sanayi, tasavvuf-girişimci insan, milli sanayi-milli girişimci konularında özgün ve çok yönlü bir yaklaşım ortaya konularak, Batı medeniyeti eksenli protestanlık-girişimcilik ilişkisine yönelik yönlendirici açıklamalardan çok daha köklü ve zengin bir içerik yeniden göz önüne konulmuş olur.Bu yönüyle. Batı medeniyetinin pozitivist felsefe etkisi ile tek boyutlu din-ekonomi ilişkisi ve bunun tabii sonucu olan sanayi-teknoloji ve teknoloji-girişimci ilişkisine yansımış olan aşırı değer yüklemesinden oldukça yüksek bir analiz ve bilgi içeriğine Türk-İslam Medeniyeti'nin sahip olduğunun işaretleri görülmektedir.
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.