Yirmi birinci yüzyıl tüm kavram ve kurumların köklü bir şekilde dönüşüme uğradığı bir yüzyıldır. Bu dönüşümden elbette ki sosyal koruma hukuku da etkilenmektedir. Örnek vermek gerekirse, çalışmak istediği halde iş bulamayan kitlelerin varlığı karşısında hala klasik anlamıyla çalışma hakkı ve ödevinden söz etmek olanaklı mıdır? Yoksulları tembellikle suçalamak ne kadar gerçekçidir? İşsizlik gerçeği bağlamında, hala mesleki anlayışa dayalı sosyal güvenlik sistemleri yoksulluk sorunu karşısında işlevsel olabilir mi? Çalışma hakkına
Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.