YILDIZDA KAOS VE TASFİYE

FİYAT BİLGİSİ

Fiyat Bilgisi Yükleniyor


Kitap ile ilgili henüz yorum yapılmamış.

Kitap ile ilgili henüz alıntı paylaşılmamış.

Kitap Bilgileri

Kitap Yazarı Murat Candemir
Yayınevi İLGİ KÜLTÜR SANAT
ISBN 9789944978309
Sayfa Sayısı 304
Tür #tari̇h #osmanli tari̇hi̇

II. Abdülhamid Osmanlı Devleti'ni kendisinden önce hiçbir padişahın resmî ikametgâh olarak kullanmadığı Yıldız Sarayı'ndan idare etti. Dünya siyasetindeki dengelere buradan müdahale etti. Kendisini güvende hissettiği bu saray, onun hem ikametgâhı, hem de karargâhı oldu. Ayrıca hayatının çoğu Yıldız'da geçtiği için, kendi zevkine ve merakına uygun işlevlere sahip marangozhane, çini fabrikası, hayvanat bahçesi, müze ve kütüphane gibi binaları da saray kompleksi içerisine aldı.Elbette güçlü ve biraz da kuşkucu olan bu saray ağırlıklı yönetim için kapsamlı bir teşkilat gerekiyordu. Bu noktadan hareket edersek, Yıldız Sarayı'nın teşkilat bakımından büyüklüğü hakkında bir fikir vermek açısından, güvenlik amacıyla konuşlandırılmış 15.000 kişilik askerî kuvvet hariç bırakılırsa, 12.000 kişilik dev bir topluluğa sahip olduğunu zikretmenin yeterli olacağını sanıyoruz.Ancak, 31 Mart sonrası İstanbul'u uğursuz bir sis gibi saran kaos ortamı, Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişiyle Yıldız'a da sıçradı. Yıldız'a giren Hareket Ordusu ve beraberindeki komitacılar, içeriye girer girmez boyutları tam olarak asla belirlenemeyen bir yağmaya giriştiler. Kütüphane, Baş-Hâfız-ı Kütüb'ün cansiperane cesareti sayesinde kurtarılabildi. Kasalar kırıldı, hatta gizli bazı kasaların yerini söyletmek için II. Abdülhamid'in musâhiblerine işkence bile yapıldı.Siyasî gelişmeler, II. Abdülhamid'in tahtından indirilmesi ve Selanîk'e Alatini Köşkü'ne sürgüne gönderilmesi ile sonuçlandı. Ardından, komisyonlar oluşturuldu. II. Abdülhamid'in maddî birikimi ve özellikle jurnaller dahil olmak üzere herşey tasfiye edildi ve ilgili kurumlar arasında paylaşıldı. Müze ve kütüphane tasfiye edilen kurumların başında yer aldılar. Mücevherler, Paris'te müzayedede satıldı. Artık, II. Abdülhamid'in adı ağızlara bile alınmıyor, kendisi "Hakan-ı sabık", saltanat dönemi ise "devr-i sabık" olarak telaffuz ediliyordu.Fakat, tasfiyecilerin hakimiyeti de pek uzun sürmeyecekti. Nitekim, Osmanlı Devleti kısa bir süre sonra I. Dünya savaşı'na girecek ve savaşın sonucunda tarih sahnesinden silinecekti. Bütün bu olup bitenler değerlendirildiğinde denilebilir ki; II. Abdülhamid, 31 Mart Olayı ve sonrasındaki kaos atmosferinin içinde Yıldız Sarayı'ndan sürgüne gönderilirken aslında arkasında koskoca bir "Devlet-i Aliyye"yi bırakıp gitmişti. Bu tasfiye de bir bakıma Osmanlı Devleti'nin tasfiyesi olmuştu.